Uyarma ve Kınama Cezası İçin Dava Hakkı Doğmuştur (önemli)
anasayfa ileti?im arama
Uyarma ve Kınama Cezası İçin Dava Hakkı Doğmuştur (önemli)
Cumartesi, 18 Eylül 2010 21:44

12 Eylül 2010 itibariyle 60 günlük zamanaşımı başladı. Daha önce uyarma veya kınama cezası alan eğitim çalışanlarına

, bu süre zarfında doğrudan idare mahkemesine başvurma hakkı doğmuştur.

 

Bilindiği üzere 26 maddelik anayasa değişiklik paketi, geçtiğimiz pazar günü oylandı ve 'evet' kararı çıktı. Memurlara ve doğal olarakta eğitim çalışanlarına verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunu açan düzenlemede 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan halkoylaması ile kabul edilmiştir.

 

Değişiklik öncesi düzenlemede Anayasa'nın 125. maddesinde, "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır" hükmü yer alıyordu. Bu hüküm gereği memurlar, uyarma ve kınama cezaları için yargı yoluna gidemezken, bunlardan daha ağır cezalar için (örn: kıdem durdurma, maaş kesme, memuriyetten çıkarma v.b.) dava açabiliyorlardı. Ancak bazı hallerde, uyarma veya kınama cezası verilirken açık bir usul hatası yapılmışsa, anayasal kısıtlamaya rağmen yargı yoluna gidilmesi durumunda idare mahkemesi bu davalarda da esasa girerek memur lehine kararlar verebiliyordu. (Örn. Ankara 5. İdare Mah. 2006-951 s. Kararı.) Fakat istisnai olarak verilen bu kararların da idare hukukunda tartışmalara sebep oluyor, hakimden hakime farklı uygulamalarla karşı karşıya kalınabiliniyordu.

 

Öte yandan referandumda oylanan 13. Madde ile "Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz" hükmü getirilerek, uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili istisna kaldırılmış oldu. Yani bundan sonra kamu çalışanları, en hafif iki disiplin cezası olan uyarma ve kınama cezalarına karşı da dava açabilecekler.

 

Eski cezaların akıbeti

Peki referandum öncesi verilmiş olan uyarma ve kınama cezalarının akıbeti ne olacak? Yani bu cezalara karşı yargı yolu kapalıyken uyarılmış veya kınanmış memurlar ne yapacak? Normalde 'kanunların geriye yürümezliği' ilkesi gereği, yeni düzenleme eski uyarma ve kınama cezalarına uygulanamayacak. Daha önce aldığı uyarma veya kınama cezası sicil affına uğramış veya silinmiş memurlar için zaten problem yok. Onların dava yoluna gitmelerine gerek yok. Ancak yargı yolu kapalıyken aldığı uyarma veya kınama cezası hâlâ sicilinde bulunan memurlar için önemli bir hak var. Bu cezalara karşı yargı yolu yeni açıldığı için, bu memurlara da idari yargı yoluna başvurma hakkı doğmuş oldu. Yani anayasa değişikliği, pek çok memur için de 'idareyle hesaplaşma' imkânı getirdi.

 

Burada ifade ettiğimiz görüşümüzün iki dayanağı bulunmakta, birincisi; kanunların geriye yürümezliği ilkesinin ceza hukuku açısından bir istisnası olan 'lehe kanunun geriye yürümesi' ilkesidir. Buna göre yeni anayasa hükmü, eski disiplin cezalarına da uygulanabilecektir.  Bilindiği üzere basınca ve kamuoyu önünde çok fazla tartışılan  Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın veya YAŞ kararlarıyla ihraç edilen askeri personelin görevine dönme imkânı da yine aynı ilkeden çıkartılmaktadır.

 

Görüşümüzün bir diğer dayanağı ise uyarma ve kınama cezalarına yargı yolu kapalı olduğu dönemde, bu işlemlere karşı 60 günlük dava zamanaşımı süresinin işlememiş olması. Zira bu cezalara karşı sadece disiplin amirine veya disiplin kurullarına itiraz edilebiliyordu. Şimdi ise yargı yolu açıldı ve artık dava zamanaşımı da işlemeye başlayacak. Ancak zamanaşımının işlemesi konusunda görüştüğümüz  hukuk büromuz ve farklı hukukçulardan farklı görüşler aldık. Bunlar;

 

Uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunu açan anayasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 12 Eylül 2010 tarihi itibariyle 60 günlük zamanaşımı başlamıştır. Dolayısıyla daha önce uyarma veya kınama cezası alan memurlar, bu süre zarfında doğrudan idare mahkemesine başvurabilir.

 

Diğer görüşe göreyse, anayasadaki değişikliğe paralel olarak 657 Sayılı Kanun'un 135. Maddesi de değiştirildikten sonra 60 günlük dava zamanaşımı süreci başlayacaktır. Dolayısıyla bu memurların kanunda yapılacak değişikliği beklemeleri gerekir.

 

Her iki görüş de tutarlı olmakla birlikte, sendikamıza göre riske girmemek adına, 12 Eylül 2010'dan önce uyarma veya kınama cezası almış memurların bu tarihi takip eden 60 gün içinde idare mahkemesine başvurmalarında fayda var. Böylesi daha garanti olacaktır.

 

Bu çerçevede sendikamız üyelerinin dava açma istekleri sendikamızca karşılanacaktır. Sendikamız üyesi olamayan eğitim çalışanlarına “burada” belirtilen şartlar dahilinde sendikamızca yardımda bulunulacaktır.

 

BİLGEÇ üyelerine ve Bilinçli ve Gelişimci Eğitim Çalışanlarına duyurulur...

 

 

 

 

....

Yorumlar (2)
  • SAİM ÖZ  - slm

    dava açmak için dilekçe örneği varsa mailime atarsanız çok sevinirim.
    iyi çalışmalar

  • Anonim

    60 işgünü mü sonra dava açılır

Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0
Security
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
 

 

Copyright © www.bilgec.org.tr